20 Aralık 2009 Pazar

kalbim kadar temiz bu blogda...

 blogum geçmiş üstüne açılmış beyaz bir sayfadır... ben de bu sayfada edebiyat parçalayan uyduruk şair olayım bari...
 
yıllardır kendini "publish" etmeyi ertelemiş sakınmış kaçınmış ödü kopmuş bir kişi olarak internetin sunup sunabileceği en bol hizmet olan (bloglar, tweeter, friendfeed, facebook, devianart,sözlük, flickr vs.. vs..'den) publishin formatlarından da aynı istikrarla, başarısız bir şekilde istifade etmişimdir.

bu kervana dahil olmuş olan şu bathtsız blog ise, yazamama sendromuna ilaç olsun diye açılmış bir ahir zaman şurup şişesinden ibarettir.

diğer şeytan icadı publish araçlarından farklı olarak, blogun dış müdahalelere daha kapalı, ifşa gücü daha kontrollü, günlük samimiyetinde kalabilme kapasitesini fark eden ve uzun zamandır kendine cesaret veren ben, bu işe de dalmış bulunmaktayım.
bu titrek duruşun bir sonucu olarak; geleceğe umutla bakmak adına blogdan fazla birşey beklememekteyim: belki bir iki link verip hakkında yorum yazar, belki günlük niyetine itiraflarda bulunur ortama sümük bulaştırırım, ama kesinlikle cevahir saçmayı da ihmal etmeyeceğimi biliyorum. Zaten fena halde kıskandığım komşu blogların da olduğu düşünülürse, komplekse girmeden şimdilik şu yazamama sendromumu tedavi etse bana yeter.

Hiç yorum yok: